ÇOCUKLARDA SUÇLULUK DUYGUSUNUN ETKİSİ


13/07/2016

2,5 - 3 yaşlarında çocuklar sorular sorarken bir kısım sorulardan anne-babayı paniklettiğini, şaşırttığını hatta çaresiz bıraktığını fark ederler.

Bunlar genellikle ya cinsel içeriklidir ya da ölümle, Tanrıyla veya ahiretle ilgilidir. Bu tip soruları merak eden çocuk bu sorulara doyurucu basit ve sağlıklı cevaplar alamazsa yine bir şaşkınlığa düşecektir. Bu sorulara muhatap olan anne ve baba, soruya cevap vermek yerine çocuğu suçlayan, azarlayan, ayıp ve günah kavramlarını ön plana çıkaran bir yaklaşım tarzını sergilediklerinde, çocukta oluşturacakları tek duygu suçluluktur. Girişimlerinin bu şekilde suçlanarak engellendiğini gören çocuk yeni girişimlerde bulunmak için yeteri kadar bir motivasyon ve enerji bulamayacaktır. Kendi içine kapanık, küskün, aciz ve zavallı bir konumda bulacak veya duygularını ifade edebilmek için saldırganlaşan bir yapıya bürünecektir.

Bu dönemde suçluluk duygularının ağır bastığı bir yaklaşım tarzı ile eğitilen çocuk, hayatının daha sonraki evrelerinde okulda, işyerinde ve sosyal hayatında çekimser, ürkek, korkak, birtakım yeni girişimlerde bulunduğunda da hep birileri tarafından suçlanacağı kaygısını taşıyan bir yapıda olacaktır. Böyle bir birey girişimciliğin ve yaratıcılığın mutluluğunu asla yaşayamacaktır. Bunun yerine her yaptığı yeni girişimde ürken, korkan, birilerinden onay alma ihtiyacı duyan ve suçluluk duygularını derinden hisseden bir birey olacaktır. 

Erkek çocuğun kendini erkek çocuk gibi hissetmesi ve bundan suçluluk duymaması, kız çocuğun da kendini kız çocuk olarak hissederek bundan suçluluk duymaması sağlıklı bir gelişimin göstergesidir.

Zaman ve emek verip okuduğunuz için teşekkür ederim.

Saygı ve sevgilerimle.

Çiğdem Gül Uğural



Link :

Çiğdem Gül Uğural Resmi Web Sitesi © YASAL UYARI: 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'nu hükümlerince yayın yapan sitemizdeki her türlü içerik, yazılı izin almak ve ilgili sayfamıza link vermek koşulu ile yayınlanabilir. Aksi durumlarda yasal hakkımız saklıdır.